Mozambik resmi adıyla, Mozambik Cumhuriyeti, güneybatıda Tanzanya, kuzeybatıda Malavi ve Zambiya, batıda Zimbabve ve Svaziland (Eswatini) ve Hint Okyanusu ile sınırlanmış bir ülkedir. Doğuda Mozambik kanalı ile Komorlar, Mayotte ve Madagaskar’dan ayrılır. Mozambik başkenti Maputo, en büyük şehridir. 29 milyonluk nüfusu ile dünyanın en kalabalık 50. ülkesidir. Peki nereleri gezmeli ve nereleri görmeliyiz?

1

Fort Sao Sebastian – Mozambique Island

Boyut ve tarih açısından etkileyici olan Ilha de Mozambique, ekvatorun güneyinde duran en eski kaledir ve birçok insan Afrika’nın en iyi askeri binası olduğunu düşünmektedir. Portekizliler 1558 yılında kale inşa etmeye başladı ve başyapıtlarını bitirmeleri 62 yıl sürdü. Bu ikonik bina hakkında çok az bilgi var ama sadece onun atmosferini hissetmek için bile ziyaret değer.

2

Praia do Tofo

Mükemmel kumsal tam 8 km boyunca uzanmaktadır, böyle kalıcı bir popülerlik arkasındaki nedeni görmek zor değil. Renkli ahşap balıkçı tekneleri kıyısında ve dalgaların sonsuz köpürmeleri arasından, yakından okyanus çağrısını duyarsınız. Balina köpekbalıkları ile yakın ve birebir karşılaşmalar için defalarca fırsat sunar. Tofo ayrıca bir tüplü dalış cenneti olarak da ünlüdür. Bu nazik devler, dünyanın en büyük balıkları olarak bilinmektedirler.

3

Gorongosa National Park

Büyük Rift Vadisi’nin güney ucunda yer alan Gorongosa Milli Parkı, dikkat çekici bir modern koruma ortamıdır. Park, 400 farklı kuş türü de dahil olmak üzere inanılmaz büyük bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Yaban hayatı, Mozambik’in sivil çatışması sırasında tahrip edildi, ancak uluslararası bağışçılar ve yerel doğa severlerin çabaları sayesinde, şimdi inanılmaz bir geri dönüş hazırlanıyor. Mozambik rönesansının, fil sürülerinin Gorongosa’daki eski alanlarını geri kazanmalarını izlemekten daha kesin bir kanıt yoktur.

4

Ibo Island

Bu yazıyı okuyan her ülkem insanın aklına aynı şey gelse de, “Adası yoktur canım!” diyerek asıl konumuza geliyoruz. Kuzey Mozambik’teki Quirimbas adalarından biri olan Ibo,  ulaşmak için bir uçuş dizisine gereksinim duymaktadır (küçük uçaklarda), ama buna kesinlikle değecektir. Toz beyaz kum, karışık mangrovlar, soğanlı baobab ağaçları ve çok rahat bir seyir deneyimini burada sunulmaktadır. Zarif ama terk edilmiş plaj villaları adaların sömürge geçmişini anlatırken, eski kalenin büyük duvarlarının gölgesinde toplanan balıkçılar ve gümüşçüler daha uzak bir zamanın kalıntıları gibi görünüyor. Son yıllarda burada az sayıda eko köy kuruldu ve bu bozulmamış yere olan duyarlılığı, elektriğe sahip olmamaya, ancak fenerler, mumlar ve yıldızlar ile, ampullerinizi veya akıllı telefonunuzu özlemeniz pek olası değildir.

5

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin güzelliklerini anlatan yazımıza buraya tıklayarak ulaşmanız mümkündür.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.