Merhaba arkadaşlar , bu sezonu da yarıladık ve 2018-2019 sezonunun ilk yarısının bitimiyle ilk yarı analizlerinin ilki ile karşınızdayız. İlk yarı analizinde Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ve Anadolu takımlarının 17 maçlık performansını analiz edeceğiz. İlk yazımıza Fenerbahçe’nin hazin geçen hikayesi ile başlamak istedik çünkü bizi de sizleri de en çok şaşırtan takım olarak ilk sırayı almakta yarı yıl performansı.

Her Şey Çok Güzel Başlamıştı

Fenerbahçe’nin hikayesi aslında çok güzel başlamıştı. Ali Koç Başkan’ın göreve gelmesi ile tüm herkes heycanlı şekilde transfer sezonunu geçirmekteydi. Örneğin ben (Galatasaray’lıyım) Ali Başkan ve Philip Cocu gelince gerçekten heycanlandım bunun sebebi Cocu’nun oynattığı ve aklında olan oyun Türkiye’de geçerli kılınabilir bir oyundu. PSV ‘de müthiş sezonlar geçirdi Cocu maç başı puan ortalaması 2.22’ydi. Bu Türkiye liginde şampiyon olmak için yeterliydi. Ayrıca  Fener’li arkadaşlarımın sarı saçlı mavi gözlü lakabını taktıkları Başkan’ın sabırlı bir yönetici olması , Cocu’nun birşeyler denemesi için zamanı olduğunu düşündürmüştü.

Ancak Cocu’dan sonra o heyecanımı yapılan transferler bozdu. Ya yeterli olup olmadığı belli olmayan ya da sadece bir sezon düzgün top oynamış oyuncuları alıp karman çorman bir kadro mühendisliği sergiledi Fenerbahçe. Yeni transferlerin katkısını yazının ilerleyen kısımlarında sizlerle istatistiki veriler ile paylaşacağım.

İlk maçlarda aslında Fenerbahçe’nin oyunun ne olduğunu anlamak pek mümkün gözükmedi fakat bu senenin zor olacağının sinyallerini verdi. Bunları tabi maçlar oynandıktan sonra söylemek kolay fakat oyuncu kalitesi 3 oyuncu dışında gerçekten düşük. Bu kalite ile tabi ki şu anki 17. sırada olması beklenemezdi ama ilk 4 sıra da olmasını da beklemek biraz hayalcilik olurdu.

İstatistikler ile Fenerbahçe

Düşme tehlikesi ile karşı karşıya olan Fenerbahçe -bunu dalga geçmek için söylemiyorum. Galatasaraylı olduğum için bu bir gerçek şuana kadar ligde ilk yarıyı düşme hattında tamamlayan 72 takımdan 46’sı ligden düşmüş. Bu yüzde 64’lük bir orana tekabül etmekte- bu sezon en çok gol yiyen 4. takım ligde ve Alanyaspor’dan sonra en az gol atan takım. Bunun sebepleri tartışılır tabi ki ama gol sorunun başlıca sebebi İslam Slimani maalesef.

Fenerbahçe rakip ceza sahasında topla oynama da rakip ceza sahasına top göndermede ilk 5 içerisinde hani top ileri gitmiyor da atamıyor değil. Slimani 16 maçta 1 gol attı ligde sadece 1 gol ! Fenerbahçe de çok fazla atmadı tabi ki buarada 17 maçta 16 gol atan ve 24 gol atan takım tarihinde ilk defa maç başına gol ortalaması 1’in altına düştü ve yine tarihinde ilk defa ilk yarıyı düşme hattında tamamladı. Comolli ve Ali Koç’un yanlışlarına gelmeden önce Fenerbahçe’nin verilerini bir gözlemleyelim.

Öne Çıkanlar

oyuncu
Kaynak: http://tr.beinsports.com/

-İlk 11 de kullanılan oyuncu sayısı 26 ile ligde zirveyi almakta. Bu transferlerin ve diğer oyuncuların randımanlı performans veremediğinin işareti olacağı gibi teknik direktörlerinde kafasının karışık olduğunun da işareti gibi değerlendirilebilir.

topa sahip
Kaynak: http://tr.beinsports.com/

-Fenerbahçe alışılmışın dışında topla oynama verilerinde ilk üç içinde değil ki birçok maçta geri idiler oyunun hakimiyetini ve atak sürekliliğini alamadıkları kendi oyunlarını karşıya kabul ettiremediklerini ortaya çıkarıyor.

şut
Kaynak: http://tr.beinsports.com/

-Ligde toplam şut da ve kaleyi bulan şut verilerinde de ilk üç içerisinde yer almamakta.

Yöneticilerin İkilemi

Bu verilerinin ışığında Fenerbahçe’nin genel problemi maalesef Ali Koç’un yapmak istediği ile gerçekte olanın birbirini tutmamasıdır. Ekonomiyi düzelteceğim derken kadro kalitesi düştü Ali Bey bizden bir şey beklemeyin minvalinde sözler sarf etti sene başı ancak şimdi Avrupa’yı yakmaktan bahsediyor. Bu konuda kendine göre haksız değil. Çünkü transfermarkt verilerine göre Fenerbahçe’nin kadro değeri GS ve BJK’den fazla olduğu yıllarda şampiyon olmuş. Bu yüzden yöneticilerin genel dilemması arasında kalmış biraz. Sportif başarı mı yoksa finansal fair play çerçevesinde şirketleşme mi ? Bunun ikisini de başarabilen oldu mu hatırlamıyorum Türkiye’de gerçekten şirket yapısına sahip olan kulüp olmadığı için Avrupa’ya bakıyorum ancak orada da hatırlayamıyorum.

Keşke Ali Bey birini seçse o yolda yürüseydi ancak Fenerbahçe ara dönemde birçok transfer daha yapacak gibi duruyor.Gelen haberler o yönde. Şuana kadar ara transferde birçok oyuncu alan ve gönderen takımların akıbeti pek iyi yönde olmadı. Gerçi ben inanmıyorum finansal yapının 3-5 yıl içerisinde değişeceğine arkadaşlar gerçekleri görmek lazım. Bu kulüpler normal şirketler olsaydı 5 belki 10 sene önce zaten borç yükünden dolayı kapanmış olurlardı , 3 büyüklerin sermayeleri eksi bakiye vermekte yani batık durumdalar. Bir baba yiğit kulüpleri satın almadan finansal durum değişmeyecek gibi duruyor.

Gelelim Bu Seneki Transferlere

islam-slimaniSlimani bir yada yanlış hatırlamıyorsam 2 sezon da 15 gol üstü atmış Fener’e gelmeden önce zaten uçan kaçan bir forvet değildi hiçbir zaman kumaşı kalitesi olan oyun bilgisi olan bir oyuncuydu genel takımı oynatan bir forvet olarak oynamaktaydı. Ben demiştim demeyi sevmem ama 10 civarı maximum gol atar demiştim sanırım onuda atamayacak. Fener’in şu anki kadrosu için yavaş kalmakta. Ceza sahasında topla buluşup oyunu kanada çok iyi açıyor. Fakat o top tekrar ceza sahasına geldiğinde Slimani genelde orada olmuyor ya da o topa yetişebilmek için eforla geldiğinden kötü vuruşlar yapıyor. Biraz da şansız maalesef. Yıldızı barışmadı pek.

Benzia için önce çok heyecanlandırdı taraftarı ancak sonrada kaleye gitmek yerine etrafında dönmeyi daha çok sevdiği ortaya çıktı. Hangi pozisyonda oynaması gerektiğine karar verilememiş bir oyuncu. Benzia forvet olarak başladığı kariyerine Lyon altyapısında (Fm oynayan arkadaşlar bilir wonderkid di bir zamanlar …) kanat forvet olarak devam etti. En son 10 numara pozisyonda kullanılmaya başlandı.

Bu futbolculardan çok var Fenerbahçe’de neudstader aslında ön liberoydu. Ayew’i ileriki 3 lünün her yerinde oynattılar yinede en iyisi  içlerinden ne alacağını biliyorsunuz en azından kariyer istatistikleri de onu göstermekte. Diego reyes oda ön liberoydu en başta zaten Porto bir oyuncuyu bonservissiz bırakıyorsa bir durup düşünmek lazım. Yeni gelen transferler arasında en az yetenekli ama bizim ligde iş yapacak olan Frey var. Yetenekleri sınırlı olsa da elinden geleni yapmak ama Fenerbahçe’nin kalibresinde değil. Sayın Comolli acaba bu Ayew ve Jailson dışındaki oyunları aldırırken ne düşündü gerçekten anlamak mümkün değil.

Bu lig Fenerbahçe’siz olmaz

Fenerbahçe’nin içeride birlik olarak bazı oyuncuları affederek katkı vermeyen oyunculardan kurtulması gerekiyor. Maliyetleri çok olmayan ama iş yapan oyuncular bularak – bu ara dönemde pek mümkün olamayacak- daha yukarılara çıkması gerekiyor. Çünkü herkes biliyor ki bu lig Fenerbahçe’siz olmaz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.